Çok çok eskiden aktörlerin pasaportunda meslek hanesine "Sans Profession" ibaresi konulurmuş. "Mesleksiz" yani. Bi işe yaramayan... "Mesleksiz" bi adamın canı sıkıldıkça yazdığı yazıları okuyacağınız bir blog burası. Yapacak daha iyi bir işiniz yoksa buyrun okuyun...
25 Temmuz 2017 Salı
Rakı 11'i
Şu bizim Fabri tam rakı içmelik adam değil mi allaasen? Neşesi yerinde, efkarı kıvamında, muhabbeti de güzel bi arkadaş gibi duruyo. Ben içerim yani onunla. Ama Babel'le olmazmış gibi geliyor misal. Böyle mesafeli gibi ama değil gibi de, tedirgin ediyo adamı bilemedim ki. Talisca'yla da içilmezmiş gibi duruyo, böyle kadehi çok şekilli doldurur tamam, sonra suyu öyle güzel eklerki üstüne bulutlar bardağa dolar sanki, hele buz atarken çın çın sesiyle senfonik rock yapar ama gel gör ki daha ilk kadehte yamulurmuş gibi bi hava yok mu? Ama bak Cenk'le içilir güzelce, her şekil içilir, her yerde, her saatte içilir bi kardeş Cenk, kıvamını bulunca bi türkü bile patlatır en fiyakalısından. Öte yandan Quaresma'yla içmem ben çünkü garsonu döver, mezeyi beğenmez, çalgıcıya el kol hareketi yapar, hesaba itiraz eder falan ne biliim, yani durduk yere ağzımızın tadı kaçar sanki. Oğuzhan’la içer miyim emin değilim, böyle bilmiş tavırlar ama bi bok da bilmiyo sanki… Yok yok içmem onunla da. Tolgay’la içerim daha iyi, hem ne zaman çağırsam gelirmiş gibi duruyo Tolgay, bahane bulmaz yani, hemen gelir meşrebince içer çocuk. Gökhan’ların Gönül’üyle de içilirmiş gibi, ama İnler olanı viskici sanki? Beck desen birayı fondip yapmaya alışmıştır o, rakıyı beceremez, Atınç desen annesinden izin almak lazım gibi, Tosiç de ikinci kadehten sonra yan masaya falan sarar neme lazım. Marcelo, Rodolfo falan kafayı bulunca sambaya yeltenir rezil eder seni, onlar da olmaz. Ömer desen meşrebine uymaz, Caner de benim kafa değil. Bi Olcay vardı bi ara ama o da yarım ekmek hamsiyi çakıp kolbastı vuruyor şimdilerde…Eeee? Geriye kaldı bi kişi! Ama ne “bi kişi”. Buluşmayı ayarlar, ekibi toparlar, mekanı bağlar, mezeleri seçer, kadehleri doldurur, çalgıcıları coşturur, muhabbeti açar, derdini dinler, efkarını alır, endişeni süpürür, keyfini getirir üstüne de hesabı öder, yetmez herkesi eve bırakır bi de yatağa yatırıp üstünü örter... Daha ne olsun! Allah seni başımızdan eksik etmesin Atiba…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder